8 Nisan 2014 Salı

DAĞLARIN NEŞESİ KEKLİKOTU

DAĞLARIN NEŞESİ: KEKLİKOTU

DAĞLARIN NEŞESİ: KEKLİKOTU - Womens Health
Baharatlar keskin koku ve aromasıyla yemeklerin lezzet çeşnisi, sağlık faydaları ile de pek çok rahatsızlığın tedavi destekçisidir. Keşfedilmemiş yönleriyle, bilimi her geçen gün şaşırtan güçleriyle batı tıbbına alternatif destek olan baharatlar doğru miktar ve kombinasyonlarda kullanılmalıdır. İşte bu faydalı bitklerden biri de mutfaklarımızda fazla bulunmayan biberiye, kekik ile aynı aileden gelen keklikotudur.
Keklikotu doğadaki en zengin antioksidandır. Elmadan 40 kat, patatesden 30 kat, portakaldan 10 kat, yaban mersininden 4 kat daha fazla koruyucu güce sahip olan keklikotu hücre hasarını önler, cilt kuruluğundan damar sağlığına kadar çok adımda iyileşme sağlar.

Kas gelişimi, tansiyon dengesi sağlayan, sinir sistemini besleyen magnezyum, kemik ve diş sağlığı dostu kalsiyum, bağışıklık güçlendiren çinko, enerji ve zindelik sağlayan kan yapım minerali demir, kalp damar hastalıklarıdan koruyan potasyum, yara iyileşmesinde etkili bakır minerallerinden çok zengindir.

Cilt ve karaciğer sağlığı için elzem A, vücudun koruyuculuğunu güçlendiren C, kan pıhtılaşmasında rol alan K vitaminleri ve protein, yağ, karbonhidrat kaynaklarından enerji elde etmek için gerekli niasinden zengindir.
Omega 3 yağlarından da zengin olduğu için yeşil yağlar lakabı taktığım keklikotu genel iyileşme hali, vücudun üretemediği yağları sağlaması adına en büyük sağlık destekçisidir.
İçeriğindeki özel aroma ve şifasını sağlayan kokulu yağ Timol güçlü bir antiseptik ve antiinflamatuvardır. Pek çok ağız gargarasında bu tadı yakalamışsınızdır. Timol harika bir hazım yardımcısıdır. Mantar, maya, bakteri ve parazitlere karşı birebir savaşır. Hastalıkların oluşmasını önlediği gibi yayılmasının da önüne geçer.

Ayrıca rozmarinik asit denen özler sayesinde karaciğer, kalp hastalıkları ve astıma sebep olan inflamasyonu azaltan güçlü bir antioksidandır. Antikanserojen özelliği ile pek çok kanser türünün önlenmesine, hastalığın daha kötüye gidişini önleyiciliği vardır.

İyi bir lif kaynağıdır, kansere yol açan toksinleri ve kolesterolü bağlayarak vücuttan atılmasını sağlar. Bu şekilde kolon kanseri, kolesterol yüksekliğine bağlı kalp damar hastalıklarının da azalmasına destek verir.

Satın alma ve saklama tiyoları:

En iyi aroma için keklikotunun taze, lekesiz, yaprak ve dallarının sert ve nemli olmasına dikkat edin. Taze keklikotunu ağzı sıkıca vakumlanan saklama kabında, kağıt havluya sararak saklayın. Daha uzun süreli depolamak için ince kıyıp buz küplerine su veya sebze suyu ile karıştırıp dondurun bu sayede yaz kış çorba, et veya sebze yemeklerinde kullanabilirsiniz. Kuru olanları ise koyu renk cam kavanozlarda, kuru, karanlık ortamda 6 ay kadar saklayabilirsiniz.

Pişirme önerileri:

Isıyla tadı kaybolup, acılaşabileceği için pişirme aşamasında yemeklere en son eklenmelidir.
Mantar ve soğan sotelerine çok yakışan keklikotunu, pizza, makarna, sarımsaklı ekmek ve sandviçlerinize serpmeyi deneyin. Omlet ve menemene de çok yakışır.
Zeytinyağınıza keklikotu dalları ekleyip bambaşka aroma elde edebilirsiniz. Yine salata soslarında da farklılık arayanlar için kalorisiz bir seçimdir.
Eklem fonksiyonlarında sorun yaşayanlar için de şifa kaynağıdır.
Soslarda özellikle domates, sarımsak ikilisi ve fesleğen ile çok yakışır, sote ve kızartma sebzelere İtalyan ve Meksika mutfağından sık yer verilir.